İçeriğe atla Alt bilgiye atla

Schumann Rezonansı

Schumann Rezonansı Nedir?

Dünyanın Kalp Atışı olarak bilinen Schumann Rezonansı nedir? Alman fizikçi Winfried Otto Schumann, 1952 yılında küresel elektromanyetik rezonans fenomenini matematiksel olarak hesapladı. Bu keşfin ardından bilim dünyası, bu doğa olayını Schumann Rezonansı olarak isimlendirdi. Yıldırım boşalımları, Dünya yüzeyi ile iletken iyonosfer tabakası arasındaki boşlukta bu rezonansı üretir ve harekete geçirir. Sürecin işleyişine baktığımızda, yeryüzü ile iyonosfer arasındaki boşluk bir dalga kılavuzu gibi davranır. Bu yapı, bölgede sürekli bir elektromanyetik dalgalanma meydana getirir. Öte yandan iyonosfer, sadece bu dalgaları yönetmekle kalmaz; aynı zamanda “Aurora” dediğimiz kuzey ışıklarını da oluşturur. Tüm bu döngü sonucunda, 7.83 hertzlik bir titreşim frekansı ortaya çıkar. Uzmanlar, bu frekansı dünyamızın “kalp atışı” olarak tanımlıyor.

‘’Zaman çok hızlı akıyor!’’ Çok çabuk sabah ve çok çabuk akşam oluyor, bir saat değil üç saat geçiyor, ama bazen yarım saat geçmiş gibi hissediliyor. Zamanı hızlandıran ne, ya da öyle algılamamıza ne sebep oluyor? Çünkü dünyanın ‘’kalp atışı’’ (Schumann Rezonansı-SR) hızlanıyor.

31 Ocak 2017’de kaydedilmiş tarihte ilk defa, Schumann Rezonansı 36+ frekanslara ulaştı.

Rezonanslar insan beyin dalgası:

Bu ortaya çıkan rezonanslar insan beyin dalgası aktivitesi ile doğal olarak ilişkilidir. Bu nedenle bu, değişmekte olduğumuz anlamına geliyor. Bu hızlanmış frekanslar bize insan evrimsel değişimi hakkında anlatıyor olabilir. 7,83 Hz frekansı alfa/teta halidir. Gevşemiş, bir tür bir şeyin gerçekleşmesini bekleyen nötr boşta çalışma. 8.5 – 16.5 Hz frekansı insanı teta aralığından, ortaya çıkmaya başlayan daha uyanık beta frekansları ile daha tam sakin alfa haline götürür. (Bu bilişsel olarak yavaşça uyanma ile ilişkilidir). Schumann Rezonansı 12 – 16,5 Hz arasında ani çıkışlar yaptığı için, bu daha da ilginç. Nörogeribildirimde 12 – 15 Hz ‘e Duyusal – Motor Ritim frekansı (SMR) adı verilir. “Uyanık sakinliğin” ideal halidir. Düşünce süreçlerimiz daha net ve daha odaklıdır, yine de hala “akıştayız” veya “bilişteyiz”dir. Başka deyişle, Dünya Ana titreşim frekansını değiştiriyor ve belki biz de değiştiriyoruz.Bu durum, UYANMAKTA olduğumuzu gösteren birçok işaretten biri olarak karşımıza çıkıyor.

Uzun zamandır insan bilincinin manyetik alana etki edebildiğinden ve özellikle, endişe, gerginlik, hırs durumlarının bu manyetik alanda karışıklıklar, düzensizlikler yaratabileceğinden şüphe edilmektedir.

Kadim Zamanlar:

Biz, insan varlıkları olarak, yaratıcılık, sezgiler, şifa,  özel yetenekler gibi olağandışı potansiyellere sahibiz. Eskiler bu özellikleri çok önceden biliyordu. Günümüzde ise bu sırlar üzerindeki perde yavaşça kalkıyor. Bilim insanları bu durumu artık daha yakından gözlemliyor ve inceliyor. Araştırmaların odak noktasına baktığımızda ise çarpıcı bir sonuçla karşılaşıyoruz. Toplu bilincimiz, dünyanın elektromanyetik alanını ve kalp atışını doğrudan etkiliyor. Uzmanlar artık bu yeteneğimizi bilimsel bir ihtimal olarak görüyor.

Bu tür araştırmalar, insan bilinci ile fiziksel dünya arasındaki potansiyel etkileşimleri anlamaya yönelik çalışmaların bir parçasıdır. Konuyla ilgili bilimsel veriler ve yeni bulgular, disiplinler arası çalışmalarla takip edilmeye devam edilmektedir. Milyonlarca insan benzer duygular yayar. Bu enerji, yerkürenin manyetik alanında somut değişimler yaratır. Kolektif niyetlerimiz ve ortak kalp ritimlerimiz, zamanla frekans artışına neden olur. Böylece insan bilinci, hem kendi biyolojisini hem de gezegenin titreşimlerini doğrudan şekillendirir.Öte yandan, dünyanın kalp atışı beynimizle tam bir ahenk kuruyor. Uzmanlar, bu frekans artışının zaman algımızı doğrudan tetiklediğini savunuyor. Bu yükseliş, zamanı algılama biçimimizi bizzat değiştiriyor. Etkileşimi derinlemesine incelediğimizde ise bu sürecin beyin aktivitelerimizi köklü bir biçimde dönüştürdüğünü fark ediyoruz. Sonuç olarak bu tablo bize şunu gösteriyor: Biz değişiyoruz. Tüm veriler tek bir noktada birleşiyor: Biz değişiyoruz.

A 7.83 hertz, insan beyninin alfa-teta frekansıdır. Dinlenme, uykuya geçme durumudur. A 8,5-16,5 hertz, teta durumundan yavaşça alfa durumuna değil,  daha çok uyanıklık durumu olan beta durumuna geçiş demektir.

Beyin-dalga aktivitesi ölçümünde 12-15 hertz, Duyusal-Motor Ritmi Frekansı, yani, ideal “uyanık durgunluk” halidir. Düşüncelerimiz, an’da olsak da, daha berrak, daha odaklıdır. Başka bir deyişle, Dünya Anamız titreşimsel frekansını değiştirirken, biz de aynısını yapıyoruz.

Bu,  “Uyanma ” İşaretlerinden Biri Olabilir mi?

Buna karşın, Schumann Rezonansı’ndaki frekans artışı sizi yorgun, üzgün veya endişeli hissettirebiliyor. Bu yükseliş, bedeninizi ve zihninizi beklenmedik şekilde zorluyor. Fakat aslında bu süreçte, Dünya Ana ile aynı tonda titreşmek amacıyla kendi frekansınızı bilinçsizce yükseltirsiniz. Kuşkusuz adaptasyon kolay bir süreç değildir; yine de tüm bu zorluklar, kendi payınıza düşen “Uyanma” sürecinin gerekliliklerini yerine getirir.

Schumann Rezonansı 7.83 Hz’de titreşir ve genellikle dünyanın kalp atışı olduğu söylenir.

Bilimsel çalışmalar, 7.83 Hz’e meditasyon yapmanın kişinin fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini düşündürmektedir. Laboratuvar araştırmaları, canlı hücreleri Schumann Rezonansına maruz bırakmanın bağışıklık korumalarını artırma etkisine sahip olduğunu göstermiştir.

Zen meditatörleri ile yapılan ek çalışmalar, zihnin Schumann frekansında uyarılmasının beyinde diğer tüm frekanslardan daha fazla kan akışına neden olduğunu ileri sürdü.

Beyni 7.83 Hz’e sürükleyerek, gezegenin manyetik frekansı ile rezonans veya uyum durumuna geri dönüyoruz. Bu deneyim, gelişmiş okuma / öğrenme, gençleştirme, denge ve topraklama gibi birçok olası faydaya sahiptir. Diğer avantajlar ESP aktivasyonu, anti-jetlag, anti-zihin kontrolü ve gelişmiş stres toleransıdır.

Bu deneyimi en üst seviyeye taşımak için seansı, dikkatinizin dağılmayacağı sessiz ve rahat bir ortamda, oturarak veya uzanarak deneyimleyin. Kaydı başlattıktan sonra gözlerinizi kapatıp kendinizi tamamen gevşemeye bırakın.

Oturumu tercihinize göre kulaklıklı veya kulaklıksız dinleyebilirsiniz; ancak gürültülü bir ortamda bulunuyorsanız, odaklanmanızı kolaylaştırmak adına kulaklık kullanmanızı öneriyoruz

Vedik Doğum Haritası Analizi İçin Daha Fazla Bilgi

Daha Fazlası İçin Blog Yazıları

Instagram sayfamızı takip edin Instagram

Yorumunuz

error: İçerik korunmaktadır !!